|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
DANSIN TARİHÇESİ
Dansın geçmişi, en az insanlık tarihi kadar eskidir. Yeryüzünün en eski sanat dalı olan dans, ilk çağdan yana duyguları, düşünceleri ve coşkuları ifade etmenin en büyülü yolu oldu. Yaklaşık 9.000 yıl öncesi uygarlıklar, sözün yerine kendi anlatım biçimleri olarak dansı tercih ettiler. Yani sözden önce dans vardı. M.S. 1.yüzyılda yaşamış Yunan filozoflarından biri, dansı şu sözlerle tarif ediyor: Dans, hareketlerle canlandırılan bir duygu, bir ihtiras veya bir heyecandır. İlk insanlar önceleri kendi başlarına, içgüdülerine uyarak dans ettiler. Yinelenen ritmik hareketlerin doğaüstü duygular çağrıştıran güçlü etkileri olduğunu fark ettiler. Buradan, dansta büyülü bir gücün var olduğu düşüncesi doğdu. Her dans esnasında bu gizemli gücü yeniden yarattıkları duygusuna kapıldılar. Uygarlıklar geliştikçe, ilkel büyü danslarından dinsel törenler ve ayinler doğdu. Dansta kurallar ortaya çıktı ve dans çok tanrılı dinlerde tapınmanın önemli biçimlerinden biri oldu. Tapınaklarda rahipler, zengin evlerinde ise köleler doğum, evlilik, cenaze ya da sarayla ilgili tüm törenlerde dans ederlerdi.
Bunların yanı sıra eğlence için dans etme ilk olarak Mısır'da başladı.
Dansın sanat olarak ortaya çıkışı ise, Rönesans döneminde gerçekleşmiştir. 20. yüzyıl, sınıfsal farklılıkların giderek ortadan kalktığı bir çağ olmuş ve 1920'lerden sonra ortaya çıkan müzik ve dans akımları, gramafon, radyo ve sinema gibi iletişim araçlarının icadı ile yaygınlaşmıştır.
Anadolu'da Dansın Gelişimi Anadolu'da yaşayan Türkler'de dans, temelde üç ayrı kültürün etkisinde kalmıştır. Bunlar eski Anadolu uygarlıkları, Orta Asya Kültürü (özellikle Şamanizm) ve Müslümanlıktır.
|
|
|
|
|
|
DUYURULAR |
| |
|
DANS OKULU HABERLERİ |
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
Anadolu'da binlerce yıl önce yaşamış Hitit, Eski Yunan, Frig, Lidya gibi eski uygarlıkların etkileri günümüzde halk danslarında yaşamaktadır. Konya'nın güneyinde Çatalhöyük'te bulunan duvar resimlerinde, İÖ. 6.500-5.650 arasında bu yörede yaşamış bir uygarlığın dansları ve dinsel törenleri görülmektedir. Resimlerdeki danslarda, davulun ve tokmağın kıvrık ucunun günümüzdekilere benzerliği dikkat çekicidir. Ayrıca bu resimler, Hitit, Frig gibi uygarlıklardan çok, daha öncekilerin katkılarını göstermesi açısından da ilginçtir. Dünyada dans genel anlamda iki kategoriye ayrılır: 1. Sosyal Danslar: Canınızın istediği herhangi bir zamanda herhangi bir yere gidip o dansı yapabiliyorsanız, o dans sosyal danstır. Dünyada en yaygın olarak yapılan sosyal danslar, başta Salsa daha sonra Tango, Bachata, Merengue, Rueda ve Klüp Cha Cha’dır. Dünyanın neresine giderseniz gidin, minik bir araştırmadan sonra mutlaka bir latin gecesi bulursunuz. O ülkede konuşulan dilden tek bir kelime bilmiyorsanız dahi o mekana girdiğinizde tanımadığınız insanlarla bile dans edebilirsiniz. 2. Salon Dansları: Salon dansları sosyal danslardan ayrı olarak çoğunlukla yarışma ve show amaçlı yapılan danslardır. Cha Cha, Jive, Pasodoble, Samba, Rumba en popüler salon danslarına örnektir. Salon danslarının teknik yönleri sosyal danslara kıyasla daha ağır basar ve genellikle sabit eşlerle yapılan dans türleridir. Dans pistinde nasıl davranılır? Dans pisti ne kadar kalabalık olursa olsun çiftler birbirlerine çarpmaz. Tangoyu ilerletmek demek, en azından bir adımın ortasında hem kendinizin hem de eşinizin yönünü yumuşak bir hareketle değiştirerek çarpışmayı önlemek demektir. Aynı zamanda hareketlerinizi de kısaltabilmelisiniz. Kalabalık bir dans pistinde, kalabalık sizin dansınızı biçimlendirir. Yaratıcılığınızı kullanmalısınız. Tango, Milonga ve Vals'de çiftler dans pistinde saat yönünün tersinde hareket ederler. Bazı kulüplerde çiftlerin dans pistinin çevresinde dış bir halka daha oluşturarak dans ettiğini görebilirsiniz. Burası daha uzun bir çizgi üzerinde dans ettiğiniz ve yalnızca bir yönden size çarpabileceklere dikkat etmeniz gerektiği için daha çok tercih edilen bir yerdir. Eğer dış çemberde bir yer edinirseniz, onu kaybetmemek için ne çok hızlı ne de çok yavaş dans etmemeye özen göstermelisiniz. Bütün tango adımları bir Milonga'da yapılmaya elverişli değildir. Yaratıcılığınızı kullanırken, diğer çiftleri rahatsız etmeyecek figürleri seçmelisiniz. Dans edenleri izleyerek de bir çok şey öğrenebilirsiniz. Dans edenleri seyrederken, her çiftin müziği nasıl kendilerine göre yorumladığını görebilirsiniz. Dansa davet etmenin en eski yolu kadınlar için de, erkekler için de, salonun öbür ucunda da otursa, tanıdığınız biri ya da bir yabancı da olsa, bakışlarınızı dans etmek istediğiniz kişiye çevirmektir. Göz göze geldiğiniz anda bu dansa davettir. Bir gülümseme ya da baş eğme ise daveti kabuldür. Erkek kalkıp kadının masasına doğru gider. Kadın onu pistin kenarında bekler. Bir an karşılıklı dururlar ve sarılarak dansa başlarlar. Bir Milonga gecesi nasıl geçer? Şarkılar dörtlü beşli gruplar halinde çalınır. Genellikle aynı yılların hatta aynı orkestranın şarkıları bir grup içinde bir araya getirilir. Böylece şarkıların benzer biçim ve havada olması sağlanır. Bir grup şarkı tango türünde olabilirken, diğeri Milonga ve bir diğeri de Arjantin Valsi olabilir. Hatta diğer Latin dans müzikleri ve Amerikan, swing türü müzikler de çalınabilir. Genellikle bütün bir şarkı grubunda aynı eşle dans edilir. Bu şarkı grupları arasında ise dans etmeye elverişli olmayan müzikler çalınır ve herkes dinlenmek için masalarına döner. Bu müzikler perde olarak adlandırılır. Dans müziği yeniden başladığında yeni bir eşle dansa katılırsınız. Eğer bütün şarkı grubunda aynı eşle dans etmek istemiyorsanız bile, onunla en az iki şarkı dans etmelisiniz. Bir şarkı kabalık denilebilecek kadar kısa sayılır. Eğer aynı kişi ile dansı sürdürecekseniz, parçalar arasında ara verildiğinde dans pisti üzerinde durup, eşinizle sohbete başlamalısınız. Yeni şarkı başlasa da, şarkının ilk kıtası boyunca çiftler acele etmeden sohbeti sürdürürler. Sonra neredeyse aynı anda her erkek eşine sarılarak onu sonraki dansa davet eder ve çiftler yeniden dans etmeye başlarlar. Bu an için tetikte bulunmanız ve herkesle birlikte dansa katılmanız gerekir. Herkes dansa başladığında, yerinizde durursanız, onların yolu üzerinde kalırsınız. Ancak herkes konuşurken dansa başlamak da herkesin yemeği konmadan, yemeye başlamak gibi bir kabalıktır. Bu geleneğin arkasındaki düşünce hem yabancı biri de olabilecek dans eşinizi tanıma şansı vermek hem de şarkıyı dinleyip ritmini duymanıza yardımcı olmaktır. Genellikle dans ederken konuşmamalısınız ve her zaman şarkının son ya da sondan bir önceki notasında dansı bitirmelisiniz. Dans edenlerin birbirlerine teşekkür etmeleri birlikte bir dans daha etmeyi istemediklerini gösterir. Eğer aynı kişiyle dansı sürdürmek istiyorsanız, ilk teşekkür eden kişi olmayın. Eğer dans bitmişse erkeğin kadına masasına kadar eşlik etmesi adettendir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
İstiklal Caddesi Terkoz Çıkmazı Karaaslan İş Merkezi K:4 Taksim / Beyoğlu / İSTANBUL ( Beyzade restaurant alt katı) Telefon: (0212) 292 42 40 GSM: (0532) 675 7240
|
|
|
|
|
|
|
|